NE RÜYAYMIŞ MEĞER
Pazartesi 09/06/2008
Şemsettin KÜZECİ
 Bazı geceler var ki, çok zor geçer, ağır, karmaşık, kötümser vs. düşüncelerle geçtiği geceler her insanın hayatında olmuştur muhakkak… Bizler de bu kritik süreçte beş yıl işgal sonrası davamızı ve toplumumuz “Berrulaman’a” getirmeyişimiz bilinçaltı düşüncelerimizi de kasıp kavrıyor adeta… Vatanını, milletini kendi ırkını ve kanından olan insanlarını seven ve vatanperverlerin eminiz ki geceleri çok zor geçiyor… Bazıları da arsız, duygusuz, haysiyetsiz yaşama öğrenmiş, onur, namus, toprak umurunda bile değildir… Cibilliyetsiz, faziletsiz, İffetsiz gibileri de elbette vardır, aramsıda yaşmaktadırlar. Dün geceki gördüğüm ilginç rüya yüz yıllık hayat serüvenimizi özetleniyordu sanki… Köklü bir ağacın dalını kırmaya çalışıyorlardı. Bir taratan keserlerle kesiyorlar bir taraftan da ateşe verip yakıyorlardı. Ama Allah tarafından bu ağacın kökünü hiçbir şeyi etkilemiyordu. Kesilen ağaç yerine yeni bir dal uzanıyordu. Yakılan dal anında yeniden bütünleşiyordu. Ne yapsalardı ağaca tırmanamıyorlardı. Ağacın üzerine büyük makinelerle gelip yıkmaya çalışıyorlardı. Ama bütün eylemeleri nafile, beyhude... Çünkü bu ağaçta Allah sevgisi İman sevgisi vardır diye düşünüyordum rüyamda… Ağacı yerle bir etmek için en son teknolojini de kullandılar. Yine boşuboşuna… Ağacın köküne bomba döşeyip patlattılar, ama yine bütün denemeleri yersiz ve haksız olduğundan kaynaklandığı için ağaç dimdik ayakta duruyordu… Mahşer gününü andıran bir kalabalık seyircisi olan bu insanlık dışı manzaralar, aklıma 1980’lerde Kerkük’te yaşanan gerçek bir olayı hatırlattı. Kerkük Kalesinin yamacından Hayâm Sinemasına bakan bir Ağacın hikâyesi… Belediyeciler birçok ağacı kesmeye çalıştılar… Kesilenleri kestiler. Bir kısmını da kökünden yerinden çıkardılar… Ama burada bir ama daha dememe hiç şaşmayın. Ağaçların birisi vardı ki, ilk baltayı ağaca vuran kişi hemen felç oldu. Ağaçtan fışkıran kanlar insanları adeta şok etti. Aklı başında olanların birisi hemen hemen bir seyit çağırdı ağaca bir yeşil bez bağlayıp ancak o ağacın kanı durdu. Belediyeciler ağaçtan el çekip gittiler. Şu ana kadar ağaç yeşil sargıyla Kalenin dibinde duruyor. İnsanlığın gerçek yüzünü seyir etmeye devam etmektedir. Gerçekten de bu rüyadan ömür boyu alınacak dersler vardır. İşte, bazı rüyalar var ki hakikatte rüyadır. Bazı umutlar da var ki, gerçekleşmesi rüyadır…
|
|
|
| | |